|
Antalya'nın sahillerinde tarihsel süreçte Phaselis'ten sonra ikinci önemli liman kenti olan Olympos, adını 16. kilometre kuzeyindeki Torosların batı uzantılarından biri olan 2 bin 375 metre yüksekliğe sahip Tahtalı Dağın'dan alır.
Özellikle küçük hamam, mevcut kalıntıları ile Roma hamamının ısıtma sistemini mükemmel açıklar. Tarihçiler, şehrin baş tanrıçasının savaşın ve bilgeliğin tanrıçası Athena olduğunu yazarlar. Henüz yeri bulunmamış Athena tapınağı ve diğer önemli yapıların, bugün ormanla kaplı akropol tepesinde yer aldıkları düşünülüyor. Antalya Müze'since yürütülen küçük çapta kazı, onarım ve çevre düzenleme çalışmaları dışında kalan kalıntıları, çokluk orman arazisi içinde ağaç ve çalılarla örtülü olup, Helenistik, Roma ve Doğu Roma dönemlerine ait.

Olympos Limanı tarihte, korsan yatağı olarak bilinir. Kilikyalı korsanların başı Zeniketes şehri üs olarak kullanır. Şehirdeki korsan egemenliği İÖ 67'ye dek sürer , İS43'te Roma egemenliği başlar. Olympos'un kalıntıları genellikle doğudan batıya dogru hızla denize akan bir irmağın ağzında ve her iki yakasında yer alır. Antik dönemde kenti ikiye bölen nehir yataği bir kanal içine alınarak her iki yakası da iskele olarak kullanılır ve köprü ile birbirine bağlanır. Bugün köprünün bir ayağı durmaktadır. Güney kıyıda, Helenistik döneminin çokgen örgülü duvarı ile yanındaki Roma ve Doğu Roma onarımlara işaret eden bölümü görülür.
Nehir ağzına yakın bir yerde küçük ve dik akropolde geç dönemlerden kalan ve özellikle anlaşılamayan yapı kalıntıları yer alır.Kalıntılar arasında en ilginci son yıllarda Antalya Müzesince yürütülen kazılarla gün ışığına çıkarılan, Kaptan Eudomusiun lahididir. Nehir ağzının hemen yakınındaki kayalığın oyuğunda yer alan lahidin uzun kenarındaki gemi kabartması; kaptanın adının yanında gemisinin şeklini vermesi açısından da büyük önem taşır.Haçlı seferleri sırasında Venedik, Ceneviz ve Rodos şovalyelerinin istilasına uğrayan Olympos, 15.Yüzyılda Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı İmparatorluğu sınırları içine alınır.
|